Panik Atak - Artık Dur Deme Zamanı

Panik Atak ; Ömür Boyu Sürecek Bir Hastalık Değildir...

Çaresiz Değilsiniz

Bir Ömür Bunu Yaşamak, Doktor Doktor Gezmek Zorunda Değilsiniz.

Siz de Kurtulabilirsiniz

Doğru ve Düzenli Bir Tedavi İle; Siz de Kurtulabilirsiniz.

İçinizdeki Gücü Keşfedin

Cesaretinizi Toplayın ve Artık Buna Bir Son Verin...

Özgür Olun !

Daha Mutlu, Daha Huzurlu ve Özgür Bir Hayata Merhaba... Diyin.

 

Panik Atak

Panik Atak

Panik atak ile ilgili olarak ilk bilmeniz gereken panik atak nedir? Bu sorunun cevabını öğrendikten ve panik atağın ne olduğunu anlayabildikten sonra bu durumdan da kurtulabilirsiniz. Panik atak en kısa ve öz tabiri ile ani olarak ortaya çıkan endişe – kaygı nöbetidir. Bu endişe ve kaygı nöbeti kişinin vücudunda bazı fiziksel belirtilerle kendini gösterir, bu yüzden de çoğu zaman kişide yoğun bir korku ve rahatsızlık duygusu yaratır. Bu yoğun korku duygusu içinde kişi, çok kötü birşey olacağını, onun için sonun geldiğini, öleceğini veya kalp krizi geçireceğini düşünür. Bu şekilde yoğun bir korku içinde olan kişi doğal olarak o ortamdan kaçmak, uzaklaşmak ister, yardım alabileceği bir sağlık kuruluşuna gitmek ister. Çoğu zaman gidilen bir  hastanede veya acil serviste herhangi bir girişimde bulunmaksızın bu belirtiler geçer ve kişi kendini iyi hisseder.

Panik nöbeti sırasında aşağıdaki belirtiler görülebilir. Bu belirtilerden dört tanesinin görülmesi çoğu zaman yeterli olur. Genel olarak kişiler nöbetler sırasında bu belirtilerde 7-10 arası belirti yaşamaktadırlar.

  1. Çarpıntı, kalp atımlarını duyumsama
  2. Terleme
  3. Titreme ya da sarsılma
  4. Nefes darlığı ya da boğuluyor gibi olma
  5. Soluğun kesilmesi
  6. Göğüs ağrısı ya da göğüste sıkıntı duyma
  7. Bulantı ya da karın ağrısı
  8. Baş dönmesi, sersemlik hissi, düşecekmiş ya da bayılacakmış gibi olma
  9. Derealizasyon ya da Depersonalizasyon (Dış dünya yada kendisi gerçekliğini kaybetmiş gibi hissetme).
  10. Kontrolünü kaybedeceği ya da çıldıracağı korkusu
  11. Ölüm korkusu
  12. Uyuşma ve karıncalanma duygusu
  13. Üşüme ürperme ve ateş basması

 

Panik Atağa Kimler Daha Yatkındır

panik atağa yatkınlıkPanikatak, başta “panik bozukluk” olmak üzere, birçok psikiyatrik problemde ve bazı fiziksel hastalıklarda(tiroid bezinin aşırı çalışması, kan şekeri düşüklükleri, enfeksiyon hastalıkları, kansızlık gibi…) görülebilen; beklenmedik bir anda, herhangi bir yerde ortaya çıkan; bunaltı, korku ve yoğun kaygı karışımı bir nöbettir. 5 dakika ile 30 dakika arasında sürebilen panikatakları duruma bağlı olarak çeşitli şiddetlerde olabilir.
Çeşitli yaşam olayları, sosyal durumlar, kişilik yapıları ve hastalıklar panik atağa yatkınlığa sebep olabilir.

  • Birinci dereceden akrabalarında panik bozukluk veya anksiyete bozukluğu olan kişiler,
  • Kaygılı kişilik yapısına sahip kişiler,
  • Telaşlı, tez canlı, aceleci ve mükemmeliyetçi insanlar,
  • Geçmişinde panik bozukluk veya anksiyete bozuklukları bulunan kişiler,
  • Kendi kendine veya dış çevre tarafından sürekli baskı altında hissetmek,
  • Aşırı hırslı, başarı güdülü ve kendini başarısızlıklarda çok fazla suçlayan kişiler,
  • Alkol ve/veya madde bağımlılığı olan kişiler,
  • Cinsel problemleri olan, cinselliğini baskılayan kişiler,
  • Şüpheci, kaygılı, endişeli kişiler; panik atağa yakalanma bakımından daha fazla risk taşırlar.

 

Panik Atak Tedavisi İstanbul

Panik Atak Tedavisi İstanbul

panik-atak-tedavisi-istanbulPanik atak probleminde en önemli unsurlardan biri doğru tedaviye zamanında başlayabilmektir. Panik atak yaşayan pek çok kişi hastalığın; kalp çarpıntısı, nefes darlığı, titreme gibi fiziksel semptomlarının yoğunluğundan ötürü ilk etapta hep fiziksel bir problemlerinin olduğunu düşünürler. Zaten bir kaygı bozukluğu olan panik atak kişinin kaygılarını ve ölüm korkusunu da arttırdığı için hastalar kalplerinde, beyinlerinde veya vücutlarının başka herhangi bir yerinde problem olduğunu düşünürler ve soluğu hep bunlar üzerine uzmanlaşmış doktorlarda alırlar. Pek çok kereler acillere gitmiş, kardiyaloglar, dahiliye uzmanları v.b. pek çok doktor tarafından kontrol edilip hiç birşeyleri olmadığı söylenmiş kişiler bile bunlara inanmaz tatmin olmaz ve farklı farklı uzmanlara giderler. İstanbul’da panik atak tedavisi konusunda çalıştığım danışanlarımın yarısından fazlasının öykülerinde pek çok kereler acillere gitme, tatmin olmayıp bir kaç kere kardiyalogları ziyaret etme geçmişleri vardır. Doğru tedaviye başlama, durumun psikolojik olduğuna inanıp psikolojik veya psikiyatrik bir tedaviye başlama ne kadar erken evrede olursa, tedavi sürecide o kadar başarılı ve hızlı olacaktır.

İstanbul gibi büyük metropollerde günlük hayatın koşuşturmacası, kalabalık, gürültü, stres oldukça fazladır. Yaşam şartları ufak yerleşim yerlerine göre çok daha zordur. Kimi zaman insanlar evlerinden işlerine ulaşmak için bile 2 saat trafikte vakit geçirebilirler. Toplu taşıma araçları çok yoğun ve kalabalıktır. Bu kalabalık, bu gürültü ve stres İstanbul gibi büyük şehirlerde yaşayanları ister istemez etkilemekte ve panik atak gibi psikolojik problemlerin görülme olasılığını arttırmaktadır.

İstanbul’da veya başka büyükşehirler de panik atak yaşayan kişilere ilk önerim günlük hayatın stresini azaltacak veya deşarj olmalarını sağlayacak zamanları kendilerine ayırmaları ve panik atağı kabul edip hızlı bir şekilde doğru tedaviye başlamaları olacaktır.

%d blogcu bunu beğendi: